Şimdiye kadar bu firmadan bir tane Dedicated bir tane VDS sunucu kiraladım. 2009 Ekim ayından bu yana da kendileriyle çalışıyorum ya da çalışmaya çabalıyorum diyeyim. İlk önce Dedicated sunucuyu aldım ve yaklaşık 2 yıl kullandım sanırım bu geçen zamanda bu sunucu için 5500 tl üzerinde bir kira ödedim VDS'i 1 yıldır kullanıyorum bunun için ise 1300 TL kira verdim.
Kullandığım bu sunucularda bir dünya sorun yaşadım. Son yaşadıklarımdan sonra iyice bezdim bir daha Netdirekt Türkiye ile çalışmayacağımı garanti edebilirim. Dedicated sunucudan neden vazgeçtiğimi söyleyeyim; kullandığım sunucudan daha iyi özelliklere sahip bir sunucunun fiyatının daha düşük olmasından dolayı iletişime geçerek indirim talep ettim tabii ki cevap olumsuzdu. Yani daha kötü bir malı daha pahalıya kiralama konusunda oldukça başarılılar. Bu durumu görünce herhalde insanı enayi yerine koyuyorlar deyip önceden yaşadığım sorunları da göz önüne alarak iptal ettim sunucuyu. Yurtdışında bir firmayla anlaşıp oraya taşıdım tüm sistemimi hem de çok daha ucuza. Sonrasında Türkiye lokasyonunda bazı siteleri barındırmam gerekince yine sorunlarına ve servis yetersizliğine alıştığım Netdirekt'e başvurdum ve daha küçük çapta bir VDS temin ettim. Tabii bu VDS'te de sorunlar hiç yakamı bırakmadı. Bir kez restart attığımda sunucunun 3-4 saat açılmadığını biliyorum. Nasıl bir diske sahiplerse bir restart ile sistem zarar görmüş söylediklerine göre.
Ayrıca bu firmanın teknik kadrosununda yetersiz olduğunu düşünüyorum. Örneğin Plesk'in 9.5 sürümünde
.in uzantılı domainlerin kayıtları sırasında DNS server üzerinde NS kayıtlarını oluşturulamaması sorunu üzerine iletişime geçtiğimde saatlerce sorunun kaynağını bulunamamış ve yine sorunu çözmek bana düşmüştü. Son yaşadığım soruna gelirsek apayrı bir boyut diyebilirim. Aşağıda adım adım yaşadıklarımı yazıyorum;
1-
25-03-2012 15:24 de
13:15 itibariyle sunucuya ulaşamadığımı bildirdim. Sonrasında 2 saattir çalışmayan ve sorunlu disklerinin benim bildirimimle farkına vararak
15:50'de haber merkezlerinde duyurdular. Yani sundukları servislerin çalışıp çalışmadığını bile fark edemedikleri çok açık…
2- Bir süre sonra telefonla aradığımda
"abi valla 5 dakikada düzelir desem olmaz, 1 gün sürer desem olmaz. Ne desem yalan olur" tarzında amatörce yaklaşan ve özel mesajlaşmalarda süreç hakkında hiçbir bilgilerinin olmadığını söyleyen personelleri mevcut. Yani buradan anlayacağımız personel pek bir şeyden anlamıyor. İşe alırken sadece "format atmayı biliyor musun?" diye sorduklarını tahmin ediyorum.
3- Durumun üzerinden 12 saat geçiyor ve hala kimse sorunun çözülüp çözülmeyeceğini bilmiyor. 60 saatin sonundaysa başka bir disk üzerine yeni bir vds kurulup eski vds'in dosyaları bir kenara yedek olarak atılıyor. Geçen 60 saatte sadece ilk 12 saat geçtikten sonra yaklaşık 30 dakika çalışıyor ve geri kalan tüm zamanlarda sunucu kapalı durumdaydı. Tabii yeni kurulan vds üzerinde site yapılandırmaları gerçekleştirilmeden teslim edildiğinden ben karşılık olarak sistemin ayarlarının yapılandırılması gerektiğini hatırlatıyorum. Ancak cevapları siz onları elle tek tek yapılandırmalısınız tarzında olunca tepem iyice atıyor ve yedek diske format atıp 30 günlük kirasını ödediğim fakat 10 gün kullandığım sunucuyu iptal etmelerini söyleyerek bu beladan sıyrılmış olarak ferahlıyorum.
Özetle Netdirekt ile çalışırken iki defa düşünmek gerekebilir. Belki bugüne kadar hiçbir sorun yaşamamış müşterileri de vardır ancak maalesef ben Netdirekt ile çalışırken onlarca kez sorun yaşadım. Yurtdışında çalıştığım firmalarda bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum. Karşılaştığımdaysa kısa zamanda profesyonel çözümler üretiliyor.
Netdirekt Türkiye artı ve eksileri; Önce artılarla başlarsak açılan konulara yurtdışı servislerine göre çok daha hızlı cevap yazmaları ve aynı dili konuştuğumuz için kolayca sorunu anlatabilmek. Lokasyon sebebiyle hızlı erişim. Eksilere gelecek olursak, sorulan sorulara cevapların hızlı ancak teknik anlamda yetersiz olduğundan sonuç elde edilememesi. Oluşan sorunu aslında hiç yaşanmamış gibi görerek
"bir sorun gözükmüyor" tarzında cevaplarla işi yokuşa sürmeleri. Böylece uzun saatler boyunca aynı dili konuştuğunuz halde anlaşamamak. Son olarak sunucu işlemcisi boşta olduğu halde cevap verememesi (VDS için geçerli) ve sık sık kesintilerin yaşanması.
Ne zaman: 29 Mart 2012, Perşembe 23:07 - Kim Yazdı: Ben
Sunucunuzun daha güvenli bir hale gelmesi için sıklıkla şifre değiştirmenizi tavsiye ederim. Bunun için size 30 günde bir şifre değiştirmenizi hatırlatacak bir sistem isterseniz; Control Panel>Administrative Tools>Local Security Policy penceresini açıp
Account Policy kök ağacının altında bulunan ve
Password Policy sekmesinde yer alan maximum password age seçeneğine 30 girerek şifre sıklığı ayarını değiştirebilirsiniz. Tabii ikinci bir senaryo şöyle; diyelim ki hali hazırda sizden 30 günde bir şifre değiştirmenizi bekleyen bir sunucunuz var ve siz bu durumdan sıkıldınız. İşte böyle bir durumda da ilgili ayarı 0 yapabilirsiniz. Böylece sistem size şifrenizi değiştirin şeklinde uyarı yapmayacaktır.
Ne zaman: 14 Mart 2012, Çarşamba 15:57 - Kim Yazdı: Ben
IIS 6.0 kullanırken "Microsoft.
Jet.Oledb.4.0" sağlayıcısıyla sorunsuzca çalışan MS Access veritabanınız IIS(Internet Information Services) 7.0 kullanan bir makinaya geçiş yaptığınızda muhtemelen çalışmayacaktır. Böyle bir durumla karşılaştığınızda sorunu çözmek için bir kaç yol var.
1- Sağlayıcıyı olarak "Microsoft.
Ace.Oledb.12.0" kullanın ve diziye ";Persist Security Info=False;" ekleyin.
2- Veritabanı bağlantı yöntemi olarak aşağıda verdiğim örneği deneyin;
"Driver={Microsoft Access Driver (*.mdb, *.accdb)};Dbq=veritabani.mdb;Uid=admin;Pwd=123456;"
3- "Microsoft.
Jet.Oledb.4.0" ile çalışmak için
Denetim Masası>Sistem ve Güvenlik>Yönetimsel Araçlar yoluna giderek IIS yöneticisini açıp Uygulama Havuzları içerisinden DefaultAppPool (ya da siteniz hangi uygulama havuzuna dahilse) gelişmiş ayarlar menüsünden
32 bit uygulama etkinleştir seçeneğini
true olarak değiştirin.
Not: İlk iki seçenek sadece 64 bit desteklediğinden dolayı
32 bit uygulama etkinleştir seçeneği
false olmalıdır. IIS DefaultAppPool otomatik olarak 64 bit desteklediği için bu seçeneklere göre hareket ederseniz 3. seçenekte verilen ayarda değişiklik yapmadıysanız tekrar bir ayar yapmanıza gerek kalmayacaktır.
Ne zaman: 14 Mart 2012, Çarşamba 15:22 - Kim Yazdı: Ben
Masaüstü simgelerini normal şartlarda masaüstüne sağ tuş tıklayarak
Personalization (Kişiselleştirme),
Change Desktop Icons (Masaüstü simgelerini değiştir) bölümünden değiştirmek neredeyse çocuk oyuncağı bir iş. Ancak Windows Server 2008 R2'de malesef kişiselleştirme menüsü açık olarak gelmeyebiliyor. Bu nedenle sistemin içinde pasif olarak bulunan eklentiyi aktif hale getirmek işin en basit çözümü. Bunun için yapılması gerekenleri adım adım aşağıda listeliyorum.
1) Server Manager'ı açın (windows+r tuşlarını kullanarak açtığınız çalıştır/run penceresine servermanager.msc yazarak ulaşılabilir)
2)
Features (Özellikler), Add Features (Özellik Ekle)
3) Listeden
Desktrop Experience seçeneğini işaretleyip devam edin.
4) Bilgisayarınızı yeniden başlatın
Bilgisayarınız yeniden başladıktan sonra masaüstünüze sağ tuş tıklayarak kişiselleştirme menüsünden istediğiniz simgeleri ekleyip çıkarabilirsiniz.
Ne zaman: 22 Temmuz 2011, Cuma 19:40 - Kim Yazdı: Ben
Yazdığım projeler için Mysql bağlantı sistemi olarak Mysql ODBC 3.51 kullanıyordum fakat karakter setleri konusunda fazlasıyla sıkıntı yaratmaya başlayınca bu konuda daha sorunsuz olan bir üst sürüme geçiş yapmanın zamanın geldiğine karar vererek
Connector/ODBC 5.1.8 yükledim. Tabii sürüm yükseltmiş olmama rağmen bir türlü bağlantı kuramadım. Uzun süre araştırdıktan sonra basit bir çözüm buldum. Bu tür bir sorunla karşılaştığınızda yapmanız gereken
C:\Program Files\MySQL yolundaki
Connector ODBC 5.1 klasörüne sağ tuş tıklayıp Özellikler/Properties penceresini açarak Güvenlik/Security sekmesine psacln özelliğine yazma ve okuma izni vermek olacak.
Ne zaman: 21 Temmuz 2011, Perşembe 19:21 - Kim Yazdı: Ben
Yeni yayına aldığım dünya dilleri arasında cümle çeviri yapma özelliğine sahip bu sözlük sitesinin temelleri aslında emo akımının türettiği emoca denilen yazım türünden kurtulmak için yazdığım
Emoca Çeviri sistemine dayanıyor. Bu sistemi yaklaşık 3 yıl önce sadece Emoca'dan Türkçe'ye çeviri yapabilecek düzeyde kodlamıştım. Emoo.ca adresini 2010 Ocak ayında aldığımda biraz daha geliştirerek internet üzerinde kullanılan dillerin %98'ini kapsayan 51 farklı dili içine entegre ederek servise sundum. Geçen zaman içinde bu sistem günlük ortalama 18, açıldığı tarihten itibaren 8.903 tekil ziyaretçiye ulaştı, 67 farklı sitede konu edildi. Genellikle konu edilen web sitelerinde Türkçe'den Emoca'ya çeviri isteklerinde bulunanların karşısına çıkan "Bunu sana yapamam" iletisi pek anlaşılmadı. Bunun nedeni sitenin kuruluş amacı metinleri Türkçe'yi Emoca'ya çevirmek değil Emoca diye adlandırılan yazım stilinden kurtararak Türkçe'ye çevirmek olması. Aslında "bunu sana yapamam" demek yerine çeviriye izin vermiş olsam sanırım bu iş çok daha popüler olurdu.
Cevirsozluk.com, Emoo.ca'da olduğu gibi 51 farklı dilde çeviri yapmayı mümkün kılıyor. Sitede yer alan dillerin alfabetik listesi şu şekilde;
Afrika Dili, Almanca, Arapça, Arnavutça, Belarusça, Bulgarca, Çekçe, Çince, Danca, Endonezya Dili, Estonyaca, Farsça, Felemenkçe, Filipince, Fince, Fransızca, Galce, Galiçyaca, Hırvatça, Hintçe, İbranice, İngilizce, İrlandaca, İspanyolca, İsveçce, İtalyanca, İzlandaca, Japonca, Katalanca, Korece, Lehçe, Letonca, Litvanyaca, Macarca, Makedonca, Malezya Dili, Malta Dili, Norveçce, Portekizce, Romence, Rusça, Sırpça, Slovakça, Slovence, Svahili, Tay Dili, Türkçe, Ukraynaca, Vietnamca, Yidce, Yunanca
CevirSozluk.com cümle çevirinin bazı üstünlükleri
Diller Arasında kolay geçiş: Eski sistemde bulunan dil seçim bölümünde diller arasında geçiş yapmak zorlayıcıydı ve tümü gözükmüyordu. Bu bölüm yenilerek dil seçimleri anlaşılabilir bir arayüzle tamamı gözükecek şekilde sunuldu ve klavye ile diller arasında geçişler kolaylaştırıldı. Dil listesini açtıktan sonra klavyeden yön tuşlarını kullanarak ya da seçmek istediğiniz dilin baş harfini tuşlayıp giriş tuşuna (enter'a) basarak dil seçimi yapabilirsiniz.
Otomatik Dil Algılama: Çevirisini yaptırmak istediğiniz dilin türünü bilmediğiniz durumlarda "Dili Algıla" fonksiyonu imdadınıza yetişebilir. Kaynak dil bölümünden Dili Algıla'yı seçerseniz otomatik olarak dili algılayıp hedef dile çeviri yapmanızı sağlar.
Çeviri Seslendirme: Kaynak dile giriş yaptığınız metini hedef dile çevirdiğinizde hedef dile çevirilen metini seslendirme olanağını bu sistemle sunuldu. Ancak seslendirme sisteminin temel amacı hedef dildeki metinin telaffuzu hakkında bilgilendirmede bulunmak olduğundan çevirilen metinin sadece 180 karakterden oluşması şartı aranıyor.
Örnek bağlantılar;
İngilizce Türkçe Çeviri,
Türkçe İngilizce çeviri
Ne zaman: 11 Mayıs 2011, Çarşamba 23:34 - Kim Yazdı: Ben
İş Bankası resmi olarak Android kullanıcıları için İşcep uygulamasını biraz geç kalınmış olsa da geliştirmiş bulunuyor. Böylece eskiden Jar'dan Apk'ya bir internet sitesi üzerinde çevirilen güvenlik konusunda sıkıntıları olduğunu düşündüğüm uygulamanın önüne geçilmiş durumda. Android için geliştirilmiş yeni İşCep uygulamasında bazı yenilikler mevcut. Bunlar günlük ekonomi bültenleri ve en yakın bankamatik-şubeleri gösteren harita eklentileri.
Bu bağlantıdan ya da Android Market'ten
İşCep yazarak ulaşacağınız uygulamayı telefonunuza kurduktan sonra İş Bankası internet şubesine girerken sıklıkla kullanmanız gereken CepAnahtar bölümünü etkinleştirmek için İş Bankası
Cep Anahtar Aktivasyon sayfasını ziyaret etmeniz gerekiyor.
Ne zaman: 10 Şubat 2011, Perşembe 19:15 - Kim Yazdı: Ben
Htc Hd2 model telefonumda Windows Mobile 6.5 kullanırken İş Bankası İşcep uygulamasını İş Bankasının sunduğu imkanlarla rahatlıkla yükleyip kullanabilmiştim. WM'nin sürekli donmasından şikayet ettiğimden geçen gün Android Froyo 2.2 rom sürümüne geçiş yaptım. İşbank uygulamalarının Android desteğinin olmadığını görünce kala kaldım. Windows Phone 7'ye geçiş yapmayı bile düşündüm. Sonradan internette yaptığım araştırmalar sayesinde bir arkadaşımızın "jar to apk" yazıp aramaları üzerine
Netmite sitesi üzerindeki Get APK uygulamasını kullanarak İş Bankası uygulamasını Android'in çalıştıracağı apk'ya dönüştürdüğünü fark ettim. Piyasada Jar'dan Apk'ye çeviren diğer sitelerin ücret aldığını bu sitenin bu işi ücretsiz yapmasını ve bu siteden çevirilen Apk uygulamalarını yüklediğimde uygulamayı çalıştırması için yine aynı siteden bir eklenti daha kurmamı isteyince güvenim sarsıldı. Alternatif ve ücretsiz çözümler ararken
MicroEmu bloguyla karşılaştım. Orada anlatılanları uygulayarak Jar dosyasını Apk'ya çevirmeyi zorda olsa başardım. Uygulamaları kurduğumda herhangi bir eklenti kurmaya gerek kalmadı ve bu durum bana daha güvenilir geldi.
Çevirdiğim uygulamaları burada paylaşacağım fakat kullandığınızda doğabilecek sıkıntılardan kendiniz sorumlu olacağınızı unutmayın. Kendi güvenliğinizden emin olmak için benim sunduklarımı değil sizin MicroEmu blogundaki adımları takip ederek uygulamaları çevirip kullanmanızı tavsiye eder ve Android kullanıcıları olarak İş Bankasına ilgili talebinizi iletmenizi öneririm.
Jar formatından Apk'ya çevirdiğim İş Bankası Android Uygulamaları:
İşcep,
Cepanahtar
İşbank Cepanahtar Aktivasyon;
https://www.isbank.com.tr/Internet/MainPageEnter.aspx?src=CepAnahtarAktivasyon
Not: İş Bankası Android kullanıcılarının talebini dikkate alarak İşCep Android resmi sürümünü yayınladı.
Ne zaman: 04 Şubat 2011, Cuma 18:07 - Kim Yazdı: Ben
Eğer HP markalı laptopunuz çöktüyse ve kurtarma bölümü barındırıyorsa. Laptopu fabrika çıkışındaki duruma getirmek zor değil. Fakat bir çok sıkıntıyla karşı karşıya kalabileceğinizi garanti ederim, şahsen ben kaldım ordan biliyorum. Aslında internette yaptığım araştırmalara göre. Herhangi bir Windows Xp cd'si takarak disk düzenleme bölümüne geldiğinizde kurtarma diski haricinde olan diskleri silip bilgisayarı yeniden başlattığınızda kurtarma diskinden sistem başlayarak kurtarma operasyonunu yönetebileceğiniz söyleniyor. Fakat benim elimde Xp olmadığından birinci bölümü silme şansım olmadı. Bu yüzden farklı bir yol seçtim. Elimde bulunan Windows 7 işletim sistemi dvd'sini kullanarak komut istemi penceresine kadar ulaştım. Burada yaptığım şey, kurtarma bölümünü birincil olarak ayarlayıp sistemin oradan başlamasını sağlamak oldu. Bunun için komut istemi sayfasında şu adımları takip ettim;
1- Diskpart
2- Diskpart> List Disk
3- Diskpart> Select Disk 0 (Seçmek istediğiniz hard disk)
4- Diskpart> List Partition
5- Diskpart> Select Partition 3 (Kurtarma bölümünü seçin)
6- Diskpart> Active
Normalde aktif diski seçmek için Denetim Masası\Sistem ve Güvenlik\Yönetimsel Araçlar\Sabit disk bölümleri oluştur ve biçimlendir bölümüne giderek istediğiniz diske sağ tuş tıklayıp aktifleştirme yolunu kullanabilirsiniz. Fakat her zaman aktifleştirmeniz için bir seçenek olmayabilir. Sanırım böyle durumlarda yukarıda ki adımları takip etmeniz en iyi çözüm olabilir.
Gözlemlediğim başka bir sorun, sisteme yüklenen Office programlarından olan MS Office Access ile alakalı. 30-40 kayıt ve daha fazlasını içeren tablolar açmak istediğinizde sistemden yanıt alamıyorsunuz. Bunun temel sebebi parmak izi okuyucusuna ait sistemdeki yazılım. En kısa çözüm yolu. Ms Access'in kaynağına ulaşıp sağ tuş özellikler dedikten sonra Uyumluluk bölümünün altında bulunan Tüm kullanıcıların ayarlarını değiştir kısmından bu programı yönetici olarak çalıştır seçeneğini aktif hale getirmek.
Ne zaman: 30 Ekim 2010, Cumartesi 15:23 - Kim Yazdı: Ben
Bugün 2010 Ekim'in 29. günü, bu tarih Türkiye Cumhuriyet'inin kuruluşunun 87. yıl dönümü olduğu anlamını taşıyor.
K. Atatürk tarafından 29 Ekim 1923'te kurulmuş cumhuriyet ve aynı zamanda en büyük bayram olarak ilan edilmiş, her yıl dönümünde kutlanan bir gün.
Ben biraz sıkıntılıyım. Eski ile yeni arasında farklılıklar görüyorum. Zaman geçtikçe değişimin gerçekleşmesi kaçınılamaz elbette. Ancak gördüğüm değişim, benimsemek isteyeceğim ya da seveceğim yönde değil. Sıkıntım da burada başlıyor. Aslında eskiyle yeniyi karşılaştırıp "ahh, eskiden burası hep dutluktu" muhabbeti açmayı istemiyorum.
Ama anlam veremediğim bu değişimden söz etmeden geçmekte olmaz ya.
Belki bundan 10 yıl önce her yıl okulun bando takımı ilk önce sokaklarda gezip, sonra okul bahçesine dönüldüğünde gerçek bir bayram yaşandığını hatırlıyorum. Bugün ise böyle bir bayram ile karşılaşmadım ya da duymadım. Gerçi bende çıkmadım ya sokağa, bütün günü evde internet başında geçirdim.
Tembellik!
Evet, benim yaptığım tembellik. Cumhuriyet'i kuran nesil bizim kadar tembel olsaydı var olurmuyduk acaba?... Sanmıyorum. Yavaş yavaş yok mu oluyoruz?... Sanırım. İnternet'te sosyal ağlardaki profillere Türk bayrağı, Atatürk resimlerinin geldiğini görüyorum. Şu an için en iyi yapabildiğimiz şey sanırım bu. Sokağa çıkmak yerine, internetteyiz. Sokakta kutlamak yerine, internette bayramı beğeniyoruz. Bu benim canımı sıkıyor.
Kendi kendime soruyorum "internet mi, sokak mı?"
Verdiğim yanıt, şüphesiz "sokak"
Ne zaman: 29 Ekim 2010, Cuma 19:17 - Kim Yazdı: Ben